hoşsohbet

الرَّجُلُ الَّذِي قَابَلْتُهُ فِي حَفْلِ اللَّيْلَةِ الْمَاضِيَةِ كَانَ لَبِقَ الْحَدِيثِ لِلْغَايَةِ.

Dün akşamki davette tanıştığım adam çok hoşsohbet biriydi.

أُمِّي امْرَأَةٌ حَسَنَةُ الْحَدِيثِ لِلْغَايَةِ، تَتَوَاصَلُ بِسُهُولَةٍ مَعَ الْجَمِيعِ.

Annem çok hoşsohbet bir kadındır, herkesle kolayca iletişim kurar.

مِنَ المُمْتِعِ جِدًّا التَّحَدُّثُ مَعَهُ، لِأَنَّهُ شَخْصٌ ظَرِيفٌ لِلْغَايَةِ.

Onunla konuşmak çok keyifli, çünkü çok hoşsohbet bir insan.

İlişkili Kelimeler