hohlamak

نَفَخْتُ فِي رَاحَتَيْ يَدَيَّ لِتَدْفِئَةِ يَدَيَّ الْمُتَجَمِّدَةِ مِنَ الْبَرْدِ.

Soğuktan donan ellerimi ısıtmak için avuçlarıma hohladım.

عِنْدَمَا تَتَشَبَّبُ نَظَّارَتِي، أَتَنَفَّسُ بِحَرَارَةٍ عَلَيْهَا قَبْلَ مَسْحِ الْعَدَسَاتِ.

Gözlüklerim buğulandığında, camları silmeden önce hohlarım.

İlişkili Kelimeler