hokka

مِحْبَرَة — مَحَابِر

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْمَخْطُوطَاتُ تُكْتَبُ بِاسْتِخْدَامِ الْقَلَمِ وَالْمَحْبَرَةِ.

Eski zamanlarda, divit ve hokka kullanılarak el yazmaları yazılırdı.

كَانَ الْكَاتِبُ يَغْمِسُ قَلَمَهُ فِي الدَّوَاةِ لِيَكْتُبَ رِسَالَةً طَوِيلَةً.

Yazar, uzun bir mektup yazmak için kalemini hokkaya batırıyordu.

وَضَعَ الْخَطَّاطُ الْحِبْرَ فِي إِنَاءٍ صَغِيرٍ.

Hattat mürekkebi küçük bir hokkaya koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler