بَهْلَوَان — بَهَالِين
أَمْتَعَ الْبَهْلَوَانُ الْأَطْفَالَ بِعُرُوضِهِ الَّتِي تَعْتَمِدُ عَلَى خِفَّةِ الْيَدِ.
Hokkabaz, el çabukluğuyla yaptığı gösterilerle çocukları eğlendirdi.
أَمْتَعَ الْبَهْلَوَانُ الْأَطْفَالَ بِعُرُوضِهِ الَّتِي تَعْتَمِدُ عَلَى خِفَّةِ الْيَدِ.
Hokkabaz, el çabukluğuyla yaptığı gösterilerle çocukları eğlendirdi.
غَالِبًا مَا يَسْتَخْدِمُ الْمُحْتَالُونَ حِيَلًا مُخْتَلِفَةً لِخِدَاعِ النَّاسِ.
Hokkabazlar, genellikle insanları kandırmak için çeşitli hileler kullanırlar.
حَاوَلَ السِّيَاسِيُّ التَّأْثِيرَ عَلَى الْجُمْهُورِ بِالتَّحَدُّثِ مِثْلَ الْمُخَادِعِ.
Politikacı, hokkabaz gibi konuşarak halkı etkilemeye çalıştı.
حَاوِي