homurdanmak

كَانَ الْعُمَّالُ الَّذِينَ لَمْ يَكُونُوا رَاضِينَ عَنْ قَرَارَاتِ رَئِيسِهِمْ يَتَذَمَّرُونَ بِاسْتِمْرَارٍ.

Patronun kararlarından memnun olmayan işçiler sürekli homurdanıyordu.

صَعِدَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ الدَّرَجَ وَهُوَ يَتَمْتِمُ لِنَفْسِهِ.

Yaşlı adam kendi kendine homurdanarak merdivenleri çıktı.

زَمْجَرَ الْكَلْبُ عَلَى الْغَرِيبِ مُحَاوِلًا إِبْعَادَهُ.

Köpek, yabancıya doğru homurdanarak onu uzaklaştırmaya çalıştı.

İlişkili Kelimeler