huruç

عِنْدَمَا انْطَلَقَ إِنْذَارُ الْحَرِيقِ، خَرَجَ الْجَمِيعُ بِسُرْعَةٍ مِنَ الْمَبْنَى وَانْتَقَلُوا إِلَى مِنْطَقَةٍ آمِنَةٍ.

Yangın alarmı çaldığında, herkes binadan hızlı bir huruç yaparak güvenli bir alana geçti.

أَدَّى تَمَرُّدُ الشَّعْبِ ضِدَّ الْحُكُومَةِ إِلَى أَزْمَةٍ سِيَاسِيَّةٍ كَبِيرَةٍ فِي الْبِلَادِ.

Halkın yönetime karşı hurucu, ülkede büyük bir siyasi krize yol açtı.

İlişkili Kelimeler