خَرَجَ — يَخْرُجُ · خُرُوج
خرج الجنود من الثكنة بأمر من القائد.
Askerler, komutanın emriyle kışladan huruç ettiler.
خرج الجنود من الثكنة بأمر من القائد.
Askerler, komutanın emriyle kışladan huruç ettiler.
تمرد الشعب على سياسات الحكومة القمعية.
Halk, hükümetin baskıcı politikalarına karşı huruç etti.
خرج الأطفال عن طاعة والديهم.
Çocuklar, anne babalarının sözünden huruç ettiler.