hususi

هَذَا وَضْعٌ خَاصٌّ، لَا يَنْبَغِي أَنْ نُشَارِكَهُ مَعَ الْجَمِيعِ.

Bu hususi bir durum, herkesle paylaşmamalıyız.

لَنْ أُعْطِيَ أَغْرَاضِيَ الشَّخْصِيَّةَ هَذِهِ لِأَيِّ شَخْصٍ.

Bu hususi eşyalarımı kimseye vermem.

هَذِهِ فُرْصَةٌ مُمَيَّزَةٌ، يَجِبُ أَلَّا نُفَوِّتَهَا.

Bu hususi bir fırsat, kaçırmamalıyız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler