içeri girmek

خَسِرَ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَالِ فِي هَذَا الْعَمَلِ وَتَكَبَّدَ خَسَارَةً فَادِحَةً.

Bu işte çok para kaybetti, içeri girdi.

دَخَلَ الضَّيْفُ الْبَيْتَ وَخَلَعَ حِذَاءَهُ.

Misafir içeri girdi ve ayakkabılarını çıkardı.

İlişkili Kelimeler