içten

اسْتَقْبَلَنِي بِابْتِسَامَةٍ مُخْلِصَةٍ.

İçten bir gülümsemeyle beni karşıladı.

أَسْعَدَنِي إِجْرَاءُ مُحَادَثَةٍ صَادِقَةٍ مَعَهُ.

Onunla içten bir sohbet etmek beni çok mutlu etti.

Eşdizimler