iş yapmak

هَذِهِ الشَّرِكَةُ تَعْمَلُ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ، فَهِيَ تُنْتِجُ دَائِمًا مَشَارِيعَ نَاجِحَةً.

Bu şirket çok iyi iş yapıyor, her zaman başarılı projeler üretiyor.

مُمَارَسَةُ الْأَعْمَالِ التِّجَارِيَّةِ الْخَاصَّةِ بِكَ دَائِمًا مَا تَكُونُ مَحْفُوفَةً بِالْمَخَاطِرِ وَلَكِنَّهَا أَيْضًا مُجْزِيَةٌ لِلْغَايَةِ.

Kendi işini yapmak her zaman risklidir ama aynı zamanda çok da ödüllendiricidir.

يَجِبُ عَلَيْنَا إِنْجَازُ هَذِهِ الْمُهِمَّةِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ وَالْقِيَامُ بِعَمَلٍ جَيِّدٍ.

Bu görevi en kısa sürede bitirerek iyi bir iş yapmalıyız.

İlişkili Kelimeler