işemek

كَانَ الطِّفْلُ يَتُوقُ إِلَى الذَّهَابِ إِلَى المِرْحَاضِ لِيَتَبَوَّلَ.

Çocuk, tuvalete gidip işemek için sabırsızlanıyordu.

ذَهَبَ الْكَلْبُ بِجَانِبِ الشَّجَرَةِ وَبَالَ.

Köpek, ağacın yanına gidip işedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler