أَزْعَجَ الْمُوَظَّفُ الْجَدِيدُ الْجَمِيعَ بِسُلُوكِهِ الْمُتَطَفِّلِ.
Yeni gelen memur, işgüzar davranışlarıyla herkesi rahatsız etti.
أَزْعَجَ الْمُوَظَّفُ الْجَدِيدُ الْجَمِيعَ بِسُلُوكِهِ الْمُتَطَفِّلِ.
Yeni gelen memur, işgüzar davranışlarıyla herkesi rahatsız etti.
عَادَةً مَا يَتَدَخَّلُ الْأَشْخَاصُ الْمُحِبُّونَ لِلِاسْتِعْرَاضِ فِي أَعْمَالٍ غَيْرِ ضَرُورِيَّةٍ لِجَذْبِ الِانْتِبَاهِ.
İşgüzar insanlar, genellikle dikkat çekmek için gereksiz işlere karışır.
يَقْفِزُ بَعْضُ الْمُوَظَّفِينَ الْمُفْرِطِينَ فِي الْحَمَاسِ إِلَى كُلِّ وَظِيفَةٍ لِإِرْضَاءِ رُؤَسَائِهِمْ.
Bazı işgüzar çalışanlar, amirlerine yaranmak için her işe atlar.
Ayrıca: مُحِبٌّ لِلْمَشَاكِلِ