işi olmak

لَنْ يَتَمَكَّنَ مِنَ الْمَجِيءِ الْيَوْمَ لِأَنَّهُ لَدَيْهِ عَمَلٌ مُهِمٌّ خَارِجَ الْمَدِينَةِ.

Bugün şehir dışında önemli bir işi olduğu için gelemeyecek.

لِسُوءِ الْحَظِّ، لَدَيَّ شُغْلٌ آخَرُ فِي ذَلِكَ الْوَقْتِ، لَا أَسْتَطِيعُ الْمَجِيءَ.

Maalesef, o saatte başka bir işim var, gelemem.

لَدَيْهِ مُهِمَّةٌ يَجِبُ أَنْ يُنْهِيَهَا فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ غَدًا.

Yarın erken saatlerde bitirmesi gereken bir işi var.

İlişkili Kelimeler