يُنَاسِبُهُ هٰذَا الْمَوْعِدُ لِأَنَّهُ مُتَفَرِّغٌ فِيهِ.
Bu randevu işine geliyor çünkü o saatte boş.
يُنَاسِبُهُ هٰذَا الْمَوْعِدُ لِأَنَّهُ مُتَفَرِّغٌ فِيهِ.
Bu randevu işine geliyor çünkü o saatte boş.
إِنَّهُ يَفْعَلُ فَقَطْ الْأَشْيَاءَ الَّتِي تَخْدُمُ مَصْلَحَتَهُ.
Sadece kendi işine gelen şeyleri yapıyor.
هَذَا الْوَضْعُ فِي صَالِحِهِ، لِذَلِكَ فَهُوَ يَدْعَمُهُ.
Bu durum onun işine geliyor, bu yüzden destekliyor.