إِنَّهُ يَعْمَلُ بِجِدٍّ لِدَرَجَةِ أَنَّنِي أَعْتَقِدُ أَنَّهُ مُدْمِنُ عَمَلٍ تَمَامًا.
O kadar çok çalışıyor ki, tam bir işkolik olduğunu düşünüyorum.
إِنَّهُ يَعْمَلُ بِجِدٍّ لِدَرَجَةِ أَنَّنِي أَعْتَقِدُ أَنَّهُ مُدْمِنُ عَمَلٍ تَمَامًا.
O kadar çok çalışıyor ki, tam bir işkolik olduğunu düşünüyorum.
غَالِبًا مَا يُهْمِلُ المَهْوُوسُونَ بِالعَمَلِ حَيَاتَهُمُ الخَاصَّةَ.
İşkolik insanlar genellikle özel hayatlarını ihmal ederler.
رَئِيسُنَا شَخْصٌ مُدْمِنٌ عَلَى العَمَلِ، إِنَّهُ دَائِمًا فِي المَكْتَبِ.
Patronumuz tam bir işkolik, her zaman ofiste.