işletmek

يُرِيدُ أَخِي أَنْ يَفْتَحَ مَطْعَمًا صَغِيرًا فِي الْمَدِينَةِ وَيُشَغِّلَهُ بِنَفْسِهِ.

Ağabeyim şehirde küçük bir restoran açıp onu kendisi işletmek istiyor.

تَتَطَلَّبُ إِدَارَةُ الشَّرِكَةِ بِنَجَاحٍ اتِّخَاذَ قَرَارَاتٍ اسْتِرَاتِيجِيَّةٍ.

Şirketi başarılı bir şekilde işletmek, stratejik kararlar almayı gerektirir.

نُرِيدُ اسْتِغْلَالَ هَذِهِ الْأَرْضِ عَنْ طَرِيقِ بِنَاءِ مَحَطَّةٍ لِلطَّاقَةِ الشَّمْسِيَّةِ.

Bu araziyi güneş enerjisi santrali kurarak işletmek istiyoruz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler