وَظِيفَة — وَظَائِف
الْوَظِيفَةُ الْأَسَاسِيَّةُ لِهَذَا الْجِهَازِ هِيَ مُعَالَجَةُ الْبَيَانَاتِ وَتَخْزِينُهَا بِسُرْعَةٍ.
Bu cihazın temel işlevi, verileri hızlı bir şekilde işlemek ve saklamaktır.
الْوَظِيفَةُ الْأَسَاسِيَّةُ لِهَذَا الْجِهَازِ هِيَ مُعَالَجَةُ الْبَيَانَاتِ وَتَخْزِينُهَا بِسُرْعَةٍ.
Bu cihazın temel işlevi, verileri hızlı bir şekilde işlemek ve saklamaktır.
مَهَمَّةُ الْمُعَلِّمِ هِيَ تَزْوِيدُ الطُّلَّابِ بِالْمَعْلُومَاتِ وَتَثْقِيفُهُمْ.
Öğretmenin işlevi, öğrencilere bilgi vermek ve onları eğitmektir.
لِكُلِّ عُضْوٍ فِي الْفَرِيقِ دَوْرٌ مُهِمٌّ.
Takımdaki her üyenin önemli bir işlevi var.