أَهْدَتْنِي أُمِّي مَفْرَشَ مَائِدَةٍ مُطَرَّزًا جَمِيلًا جِدًّا.
Annem bana çok güzel işli bir masa örtüsü hediye etti.
أَهْدَتْنِي أُمِّي مَفْرَشَ مَائِدَةٍ مُطَرَّزًا جَمِيلًا جِدًّا.
Annem bana çok güzel işli bir masa örtüsü hediye etti.
يَتَمَيَّزُ هَذَا الفُسْتَانُ بِتَفَاصِيلَ أَنِيقَةٍ مُطَرَّزَةٍ يَدَوِيًّا.
Bu elbise, el işiyle işli zarif detaylara sahip.
كَانَتِ الْجُدْرَانُ مُغَطَّاةً بِالسِّيرَامِيكِ الْمَشْغُولِ بِأَنْمَاطٍ تَقْلِيدِيَّةٍ.
Duvarlar, geleneksel desenlerle işli seramiklerle kaplıydı.