إِنَّهُ يَشْتَغِلُ بِالرَّسْمِ فِي أَوْقَاتِ فَرَاغِهِ.
O, boş zamanlarında resim yapmakla iştigal ediyor.
إِنَّهُ يَشْتَغِلُ بِالرَّسْمِ فِي أَوْقَاتِ فَرَاغِهِ.
O, boş zamanlarında resim yapmakla iştigal ediyor.
يَنْهَمِكُ عُمَّالُ الْبِنَاءِ فِي بِنَاءِ الْمَبْنَى الْجَدِيدِ.
İnşaat işçileri, yeni binanın yapımıyla iştigal ediyorlar.