اكْتَسَبَ الْكَاتِبُ شُهْرَةً كَبِيرَةً بِرِوَايَاتِهِ الَّتِي كَتَبَهَا.
Yazar, yazdığı romanlarla büyük bir iştihar kazandı.
اكْتَسَبَ الْكَاتِبُ شُهْرَةً كَبِيرَةً بِرِوَايَاتِهِ الَّتِي كَتَبَهَا.
Yazar, yazdığı romanlarla büyük bir iştihar kazandı.
يَتَمَتَّعُ هَذَا الطَّبِيبُ بِصِيتٍ كَبِيرٍ فِي مَجَالِهِ.
O doktor, alanında büyük bir iştihar sahibi.
حَقَّقَ الْمُنْتَجُ الْجَدِيدُ ذُيُوعًا كَبِيرًا فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni ürün, kısa sürede büyük bir iştihar elde etti.