ibaret

هَذَا الْمَشْرُوعُ لَيْسَ مُقْتَصِرًا عَلَى الدِّرَاسَاتِ النَّظَرِيَّةِ فَحَسْبُ، بَلْ يَشْمَلُ أَيْضًا تَطْبِيقَاتٍ عَمَلِيَّةً.

Bu proje sadece teorik çalışmalardan ibaret değil, aynı zamanda pratik uygulamaları da içeriyor.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّ وَجْبَتَنَا تَتَكَوَّنُ مِنْ ثَلَاثَةِ مُكَوِّنَاتٍ فَقَطْ، إِلَّا أَنَّهَا لَذِيذَةٌ جِدًّا.

Yemeğimiz sadece üç malzemeden ibaret olmasına rağmen çok lezzetli.

هَذَا الْكِتَابُ مُؤَلَّفٌ مِنْ مُقْتَطَفَاتٍ مِنْ حَيَاةِ الْكَاتِبِ.

Bu kitap, yazarın hayatından kesitlerden ibaret.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler