iddialı

إِنَّهُ طَالِبٌ طَمُوحٌ لِلْغَايَةِ، وَيُرِيدُ دَائِمًا أَنْ يَكُونَ الْأَفْضَلَ.

O, çok iddialı bir öğrenci, her zaman en iyisi olmak istiyor.

كَانَتْ تَرْتَدِي فُسْتَانًا مُبْهِرًا لِلْحَفْلِ.

Parti için iddialı bir elbise giymişti.

Eşdizimler