أَنَا فَخُورٌ بِإِنْجَازَاتِكَ، وَأَفْتَخِرُ بِكَ، وَأَعْتَقِدُ أَنَّكَ سَتَنْجَحُ فِي الْمُسْتَقْبَلِ أَيْضًا.
Başarılarınla gurur duyuyorum, seninle iftihar ediyorum, gelecekte de başarılı olacağına inanıyorum.
أَنَا فَخُورٌ بِإِنْجَازَاتِكَ، وَأَفْتَخِرُ بِكَ، وَأَعْتَقِدُ أَنَّكَ سَتَنْجَحُ فِي الْمُسْتَقْبَلِ أَيْضًا.
Başarılarınla gurur duyuyorum, seninle iftihar ediyorum, gelecekte de başarılı olacağına inanıyorum.
يَجِبُ أَنْ نَعْتَزَّ بِالتُّرَاثِ التَّارِيخِيِّ وَالثَّقَافِيِّ لِبَلَدِنَا وَأَنْ نُحَافِظَ عَلَيْهِ.
Ülkemizin tarihi ve kültürel mirasıyla iftihar etmeliyiz ve onu korumalıyız.
مَفْخَرَة، اِفْتِخَار