ihraç etmek

تُصَدِّرُ تُرْكِيَا السَّيَّارَاتِ وَالْمَنْسُوجَاتِ.

Türkiye, otomobil ve tekstil ürünleri ihraç ediyor.

طُرِدَ مِنَ الْمَدْرَسَةِ كَعُقُوبَةٍ تَأْدِيبِيَّةٍ.

Okuldan disiplin cezası olarak ihraç edildi.

أَخْرَجَ الْحَكَمُ اللَّاعِبَ مِنَ الْمُبَارَاةِ بِالْبِطَاقَةِ الْحَمْرَاءِ.

Hakem, oyuncuyu kırmızı kartla oyundan ihraç etti.

İlişkili Kelimeler