لَقَدْ قَامُوا بِتَرْبِيَةِ أَطْفَالِهِمْ بِإِظْهَارِ اهْتِمَامٍ كَبِيرٍ لَهُمْ.
Çocuklarına büyük bir ihtimam göstererek onları büyüttüler.
لَقَدْ قَامُوا بِتَرْبِيَةِ أَطْفَالِهِمْ بِإِظْهَارِ اهْتِمَامٍ كَبِيرٍ لَهُمْ.
Çocuklarına büyük bir ihtimam göstererek onları büyüttüler.
يُولِي عِنَايَةً كَبِيرَةً بِحَدِيقَتِهِ وَيَسْقِيهَا كُلَّ يَوْمٍ.
Bahçesine büyük bir ihtimam gösteriyor ve her gün suluyor.
تَرَكَ وَظِيفَتَهُ لِلِاعْتِنَاءِ بِوَالِدَتِهِ الْمَرِيضَةِ.
Hasta annesine ihtimam göstermek için işinden ayrıldı.