إِنَّهُ مُلْتَزِمٌ بِعَمَلِهِ بِشَغَفٍ بَالِغٍ.
O, işine son derece ihtiraslı bir şekilde bağlıdır.
إِنَّهُ مُلْتَزِمٌ بِعَمَلِهِ بِشَغَفٍ بَالِغٍ.
O, işine son derece ihtiraslı bir şekilde bağlıdır.
نَجَحَ فِي التَّأْثِيرِ عَلَى الْجَمِيعِ بِإِلْقَاءِ خِطَابٍ عَاطِفِيٍّ.
İhtiraslı bir konuşma yaparak herkesi etkilemeyi başardı.
إِنَّهُ يَعْمَلُ بِلَهْفَةٍ عَلَى الْمَشَارِيعِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni projeler için ihtiraslı bir şekilde çalışıyor.