لَا يَسْتَحِقُّ الشِّجَارُ مِنْ أَجْلِ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ التَّافِهَةِ.
Bu iki paralık sorun için kavga etmeye değmez.
لَا يَسْتَحِقُّ الشِّجَارُ مِنْ أَجْلِ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ التَّافِهَةِ.
Bu iki paralık sorun için kavga etmeye değmez.
فِي نَظَرِهِ، أَنَا شَخْصٌ عَدِيمُ الْقِيمَةِ.
Onun gözünde ben iki paralık bir insanım.