كَانَ الْأَطْفَالُ يَسِيرُونَ فِي الْحَدِيقَةِ فِي صُفُوفٍ مِنِ اثْنَيْنِ اثْنَيْنِ.
Çocuklar bahçede ikişerli sıralar halinde yürüyüş yapıyorlardı.
كَانَ الْأَطْفَالُ يَسِيرُونَ فِي الْحَدِيقَةِ فِي صُفُوفٍ مِنِ اثْنَيْنِ اثْنَيْنِ.
Çocuklar bahçede ikişerli sıralar halinde yürüyüş yapıyorlardı.
صَعِدَ الرَّاقِصُونَ إِلَى الْمَسْرَحِ فِي مَجْمُوعَاتٍ مَثْنَى مَثْنَى وَبَدَأُوا الْعَرْضَ.
Dansçılar sahneye ikişerli gruplar halinde çıktılar ve gösteriye başladılar.
سَيَقُومُ الطُّلَّابُ بِإِعْدَادِ الْمَشَارِيعِ فِي مَجْمُوعَاتٍ بِشَكْلٍ مُزْدَوِجٍ.
Öğrenciler projeleri ikişerli gruplar halinde hazırlayacaklar.