ikircikli

يَسْتَغْرِقُ وَقْتًا طَوِيلًا لِاتِّخَاذِ قَرَارٍ لِأَنَّهُ شَخْصٌ مُتَرَدِّدٌ لِلْغَايَةِ.

O, çok ikircikli bir insan olduğu için karar vermesi uzun sürüyor.

أَظْهَرَتْ نَظْرَتُهُ الْمُرْتَابَةُ أَنَّهُ لَا يَثِقُ بِي.

İkircikli bakışları, bana güvenmediğini gösteriyordu.

أَجَابَ بِطَرِيقَةٍ حَائِرَةٍ عَلَى الْأَسْئِلَةِ.

Sorular karşısında ikircikli bir şekilde cevaplar verdi.

İlişkili Kelimeler