iktifa etmek

Anlamlar

اكتفى — يكتفي · الاكتفاء

اضطررت إلى الاكتفاء بهذا القدر من الطعام لأنه لم يكن هناك المزيد.

Bu kadar yemekle iktifa etmek zorunda kaldım çünkü daha fazlası yoktu.

قنع — يقنع · القناعة

يجب أن تتعلم القناعة بما لديك.

Elindekiyle iktifa etmeyi öğrenmelisin.

استكفيت بكوب واحد فقط من الماء.

Sadece bir bardak su ile iktifa ettim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler