يَجِبُ عَلَى الْمُزَارِعِينَ رَشُّ حُقُولِهِمْ بِانْتِظَامٍ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْحَشَرَاتِ الضَّارَّةِ.
Çiftçiler, tarlalarını zararlı böceklerden korumak için düzenli olarak ilaçlamak zorundadırlar.
يَجِبُ عَلَى الْمُزَارِعِينَ رَشُّ حُقُولِهِمْ بِانْتِظَامٍ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْحَشَرَاتِ الضَّارَّةِ.
Çiftçiler, tarlalarını zararlı böceklerden korumak için düzenli olarak ilaçlamak zorundadırlar.
قَامَ الْبُسْتَانِيُّ بِمُعَالَجَةِ الْوُرُودِ بِالْمُبِيدَاتِ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْأَمْرَاضِ الْفُطْرِيَّةِ.
Bahçıvan, gülleri mantar hastalıklarından korumak için ilaçladı.
قَامَتِ الْبَلَدِيَّةُ بِتَطْهِيرِ الْمُسْتَنْقَعَاتِ لِمَنْعِ انْتِشَارِ الْبَعُوضِ.
Belediye, sivrisineklerin yayılmasını önlemek için bataklıkları ilaçladı.