ilgisiz

إِنَّهُ يَتَصَرَّفُ بِلَامُبَالَاةٍ شَدِيدَةٍ تُجَاهَ مَشَاكِلِ الْآخَرِينَ.

O, başkalarının sorunlarına karşı çok ilgisiz davranıyor.

فَشِلَ الطَّالِبُ لِأَنَّهُ كَانَ غَيْرَ مُهْتَمٍّ بِالدَّرْسِ.

Öğrenci, derse karşı ilgisiz olduğu için başarısız oldu.

إِنَّ اللَّامُبَالَاةَ بِالسِّيَاسَةِ أَمْرٌ خَطِيرٌ عَلَى مُسْتَقْبَلِ الْمُجْتَمَعِ.

Politikaya karşı ilgisiz olmak, toplumun geleceği için tehlikelidir.

İlişkili Kelimeler