ilmeklemek

عَقَدَتْ أُمِّي خُيُوطَ الصُّوفِ لِتَصْنَعَ لِي سُتْرَةً دَافِئَةً.

Annem yün ipleri ilmekleyerek bana sıcak bir kazak ördü.

يَسْتَخْدِمُ صَانِعُ السَّجَّادِ أَدَاةً خَاصَّةً لِتَشْبِيكِ السَّجَّادَةِ.

Halı ustası, halıyı ilmeklemek için özel bir araç kullanıyor.

İlişkili Kelimeler