ima

تَلْمِيح — تَلَامِيح

كَانَ فِي كَلِمَاتِهِ تَلْمِيحٌ، فَهِمْتُ مَا كَانَ يَقْصِدُهُ.

Sözlerinde bir ima vardı, ne demek istediğini anladım.

أَعْطَى إِشَارَةً بِتَصَرُّفَاتِهِ، لَكِنَّهُ لَمْ يَقُلْ ذَلِكَ بِوُضُوحٍ.

Davranışlarıyla bir ima yaptı, ama açıkça söylemedi.

فِي هَذِهِ الصُّورَةِ إِيحَاءٌ بِالْحُزْنِ.

Bu resimde bir hüzün iması var.

İlişkili Kelimeler