iman

الْإِيمَانُ يَمْنَحُ النَّاسَ الْقُوَّةَ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ وَيُسَاعِدُهُمْ عَلَى الْحِفَاظِ عَلَى آمَالِهِمْ.

İman, zor zamanlarda insanlara güç verir ve umutlarını korumalarına yardımcı olur.

مِنَ الصَّعْبِ أَحْيَانًا أَنْ تُؤْمِنَ بِشَيْءٍ مَا دُونَ دَلِيلٍ عِلْمِيٍّ.

Bilimsel kanıtlar olmadan bir şeye iman etmek bazen zordur.

عَقِيدَة — عَقَائِد

عَقيدَتُهُ بِالفَنِّ شَجَّعَتْهُ دائِمًا عَلَى خَلْقِ أَشْياءَ جَديدَةٍ.

Onun sanata olan imanı, onu her zaman yeni şeyler yaratmaya teşvik etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler