imanlı

الشَّخْصُ المُؤْمِنُ يَقولُ دائِمًا الحَقيقَةَ وَيَتَصَرَّفُ بِأَمانَةٍ.

İmanlı bir insan her zaman doğruyu söyler ve dürüst davranır.

كانَتِ امْرَأَةً مُتَدَيِّنَةً جِدًّا وَكانَتْ تُصَلِّي كُلَّ يَوْمٍ.

O, çok imanlı bir kadındı ve her gün dua ederdi.

غالِبًا ما يَحْظَى الأَشْخاصُ الوَرِعونَ بِالاحْتِرامِ في المُجْتَمَعِ وَيُقْتَدَى بِهِمْ.

İmanlı insanlar genellikle toplumda saygı görürler ve örnek alınırlar.

İlişkili Kelimeler