تُوَاصِلُ الْبَلَدِيَّةُ تَطْوِيرَ مَشَارِيعَ جَدِيدَةٍ لِتَعْمِيرِ الْمَدِينَةِ.
Belediye, şehrin imarı için yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.
تُوَاصِلُ الْبَلَدِيَّةُ تَطْوِيرَ مَشَارِيعَ جَدِيدَةٍ لِتَعْمِيرِ الْمَدِينَةِ.
Belediye, şehrin imarı için yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.
تُخَطِّطُ الْحُكُومَةُ لِاسْتِثْمَارِ اسْتِثْمَارَاتٍ كَبِيرَةٍ لِتَطْوِيرِ الْمَنَاطِقِ الرِّيفِيَّةِ.
Hükümet, kırsal bölgelerin imarı için önemli yatırımlar yapmayı planlıyor.
إِعْمَارُ الدُّوَلِ بَعْدَ الْحَرْبِ هُوَ عَمَلِيَّةٌ طَوِيلَةٌ وَصَعْبَةٌ.
Savaş sonrası ülkelerin imarı, uzun ve zorlu bir süreçtir.
عُمْرَان، إِعَادَة الإِعْمَار