أَنَا مُعْجَبٌ جِدًّا بِنَجَاحِهِ، وَأُرِيدُ أَنْ أَكُونَ مِثْلَهُ.
Onun başarısına çok imreniyorum, ben de öyle olmak istiyorum.
أَنَا مُعْجَبٌ جِدًّا بِنَجَاحِهِ، وَأُرِيدُ أَنْ أَكُونَ مِثْلَهُ.
Onun başarısına çok imreniyorum, ben de öyle olmak istiyorum.
بَدَلًا مِنْ أَنْ تَحْسُدَ مَا يَمْتَلِكُهُ الْآخَرُونَ، يَجِبُ أَنْ تُحَقِّقَ شَيْئًا بِجُهُودِكَ الْخَاصَّةِ.
Başkasının sahip olduklarına imrenmek yerine, kendi çabalarınla bir şeyler başarmalısın.
أَغْبِطُهُمْ عَلَى زَوَاجِهِمُ السَّعِيدِ.
Onların mutlu evliliklerine imreniyorum.