inadı tutmak

Anlamlar

أصر الطفل بشدة على الذهاب إلى الحديقة على الرغم من أن والدته لم تسمح له بذلك.

Çocuk, annesi izin vermemesine rağmen parka gitmek için inadı tuttu.

عاند الرجل العجوز بإصرار على تدخين السجائر على الرغم من نصيحة الطبيب.

Yaşlı adam, doktorun tavsiyelerine rağmen sigara içmekte inadı tuttu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler