سَاعَدَتْهُ قُوَّةُ إِيمَانِهِ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Onun inanma gücü, zor zamanlarda ona yardımcı oldu.
سَاعَدَتْهُ قُوَّةُ إِيمَانِهِ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Onun inanma gücü, zor zamanlarda ona yardımcı oldu.
يَعْتَمِدُ تَصْدِيقُ هَذِهِ الْقِصَّةِ عَلَى قُوَّةِ الْأَدِلَّةِ.
Bu hikayeye inanma, kanıtların gücüne bağlıdır.
حَاجَةُ النَّاسِ إِلَى الِاعْتِقَادِ هِيَ حَاجَةٌ نَفْسِيَّةٌ.
İnsanların inanma ihtiyacı, psikolojik bir gereksinimdir.
اِعْتِنَاق، اِقْتِنَاع