يُمْكِنُ أَنْ يُتْعِبَ عِنَادُ الْأَطْفَالِ الْآبَاءَ وَالْأُمَّهَاتِ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.
Çocukların inatçılığı bazen anne babaları çok yorabilir.
يُمْكِنُ أَنْ يُتْعِبَ عِنَادُ الْأَطْفَالِ الْآبَاءَ وَالْأُمَّهَاتِ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.
Çocukların inatçılığı bazen anne babaları çok yorabilir.
سَاعَدَهُ تَشَبُّثُهُ فِي تَحْقِيقِ أَهْدَافِهِ.
Onun inatçılığı, hedeflerine ulaşmasında ona yardımcı oldu.
قَدْ يُؤَدِّي الْإِصْرَارُ أَحْيَانًا إِلَى نَتَائِجَ إِيجَابِيَّةٍ، وَلَكِنَّهُ قَدْ يَكُونُ ضَارًّا فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.
İnatçılık bazen olumlu sonuçlar doğurabilir, ancak bazen de zararlı olabilir.
تَعَنّ، مُكَابَرَة، مُعَانَدَة، لَجَاج، شَكَاسَة