inayet

بِفَضْلِ عِنَايَةِ الدَّوْلَةِ، يَحْصُلُ الْعَدِيدُ مِنَ الطُّلَّابِ عَلَى مِنَحٍ دِرَاسِيَّةٍ.

Devletin inayetiyle birçok öğrenci burs alıyor.

اسْتَعَادَ الْمَرْضَى صِحَّتَهُمْ بِرِعَايَةِ الْأَطِبَّاءِ.

Hastalar, doktorların inayetiyle sağlıklarına kavuştular.

بِفَضْلِ لُطْفِ اللهِ، تَمَكَّنَّا مِنْ تَجَاوُزِ هَذِهِ الأَيَّامِ الصَّعْبَةِ.

Tanrı'nın inayeti sayesinde bu zor günleri atlatabildik.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler