يُخْتَزَلُ أُكْسِيدُ هَذَا الْمَعْدِنِ بِسُهُولَةٍ فِي دَرَجَةِ حَرَارَةٍ عَالِيَةٍ.
Bu metal oksit, yüksek sıcaklıkta kolayca indirgenir.
يُخْتَزَلُ أُكْسِيدُ هَذَا الْمَعْدِنِ بِسُهُولَةٍ فِي دَرَجَةِ حَرَارَةٍ عَالِيَةٍ.
Bu metal oksit, yüksek sıcaklıkta kolayca indirgenir.
تُبَسَّطُ مُعَادَلَةٌ مُعَقَّدَةٌ إِلَى شَكْلٍ أَبْسَطَ.
Karmaşık bir denklem, daha basit bir forma indirgenir.
تُبْذَلُ جُهُودٌ لِتَخْفِيضِ تَكَالِيفِ الشَّرِكَةِ بِاسْتِرَاتِيجِيَّاتٍ جَدِيدَةٍ.
Şirketin maliyetleri, yeni stratejilerle indirgenmeye çalışılıyor.