إِنْكَارُ الْجَرِيمَةِ لَا يُغَيِّرُ الْحَقِيقَةَ.
Suçu inkâr etmek, gerçeği değiştirmez.
إِنْكَارُ الْجَرِيمَةِ لَا يُغَيِّرُ الْحَقِيقَةَ.
Suçu inkâr etmek, gerçeği değiştirmez.
آلَمَهُ جُحُودُ أَصْدِقَائِهِ بَعْدَ كُلِّ مَا قَدَّمَهُ لَهُمْ.
Onlara sunduğu onca şeyden sonra arkadaşlarının inkârı canını yaktı.
نُكْرَانُ الْجَمِيلِ صِفَةٌ سَيِّئَةٌ.
İyiliği inkâr etmek kötü bir huydur.