عُومِلَ بِقَسْوَةٍ وَأَصْبَحَ حَزِينًا لِلْغَايَةِ.
Ona insafsızca davrandılar ve çok üzüldü.
عُومِلَ بِقَسْوَةٍ وَأَصْبَحَ حَزِينًا لِلْغَايَةِ.
Ona insafsızca davrandılar ve çok üzüldü.
عَامَلَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ بِظُلْمٍ.
Müdür çalışanlara insafsızca davrandı.
هَاجَمُوا أَعْدَاءَهُمْ بِدُونِ رَحْمَةٍ.
Düşmanlarına insafsızca saldırdılar.