اسْتَغْرَقَ إِنْجَازُ الْمَشْرُوعِ وَقْتًا أَطْوَلَ مِنَ الْمُتَوَقَّعِ.
Projenin intacı, beklenenden daha uzun sürdü.
اسْتَغْرَقَ إِنْجَازُ الْمَشْرُوعِ وَقْتًا أَطْوَلَ مِنَ الْمُتَوَقَّعِ.
Projenin intacı, beklenenden daha uzun sürdü.
تَمَّ حَشْدُ جَمِيعِ الْمَوَارِدِ لِإِتْمَامِ الْعَمَلِ.
İşin intacı için tüm kaynaklar seferber edildi.
تَسَبَّبَ إِنْهَاءُ الْعَقْدِ فِي خِلَافٍ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.
Sözleşmenin intacı, taraflar arasında anlaşmazlığa neden oldu.