انْتَقَلَ مَرْكَزُ الشَّرِكَةِ مِنْ اسْطَنْبُولَ إِلَى أَنْقَرَةَ.
Şirketin merkezi İstanbul'dan Ankara'ya intikal etti.
انْتَقَلَ مَرْكَزُ الشَّرِكَةِ مِنْ اسْطَنْبُولَ إِلَى أَنْقَرَةَ.
Şirketin merkezi İstanbul'dan Ankara'ya intikal etti.
وَرِثَ مِيرَاثًا كَبِيرًا مِنْ جَدِّهِ.
Büyükbabasından ona büyük bir miras intikal etti.