intikam almak

الشَّخْصُ الَّذِي تَعَرَّضَ لِلظُّلْمِ وَجَدَ فِي النِّهَايَةِ فُرْصَةً لِلانْتِقَامِ.

Haksızlığa uğrayan kişi, sonunda intikam almak için fırsat buldu.

أَدَّتِ الثَّارَاتُ القَبَلِيَّةُ إِلَى دَوْرَةِ انْتِقَامٍ دَامَتْ لِسَنَوَاتٍ.

Kabileler arasındaki kan davası, yıllarca süren intikam alma döngüsüne yol açtı.

بَعْدَ المُبَارَاةِ الَّتِي خَسِرَهَا، أَقْسَمَ الرِّيَاضِيُّ عَلَى الثَّأْرِ فِي المُوَاجَهَةِ التَّالِيَةِ.

Kaybettiği maçtan sonra, sporcu bir sonraki karşılaşmada intikam almak için ant içti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler