ipucu vermek

أَعْطَانِي الْمُعَلِّمُ تَلْمِيحًا لِحَلِّ السُّؤَالِ.

Öğretmen bana sorunun çözümü için ipucu verdi.

لَمَّحَ فِي حَدِيثِهِ عَنْ خُطَطِهِ الْمُسْتَقْبَلِيَّةِ.

Konuşmasında gelecekteki planları hakkında ipuçları verdi.

أَشَارَ الصَّحَفِيُّ إِلَى بَعْضِ الْأَدِلَّةِ حَوْلَ التَّحْقِيقِ.

Gazeteci, soruşturma hakkında bazı ipuçları verdi.

İlişkili Kelimeler